Saturday, May 26, 2012

Daily Comment

Insanin evi ve kendi mekani gibisi yok.. Dun yine kotu bir haber aldim. Moralim sifirin altinda gezdim tum gun...neyse neyse.

Donuncede eve gitmek gelmedi icimden. Onun icin gelir gelmez solugu arkadaslarimda aldim. Emprovizayson bir yemek hazirladik. Hepimiz kurtlar gibi aciz. Pirasali makarna, salata, cerkez tavugu corbasi pekte leziz oldu. Catlayana kadar yedik. Cunku acken hazirladigimiz yemeklerden tabii ki cok yedik, bir surude artti. Sonra Arcelik'in kahve makinasiyla birer turk kahvesi yapip goturduk. Bizi bi gormeliydiniz... Herkes saga sola kaykildi, hazim zamani!!:)) Herkes isten cikip gelmis yorgun, ben yol yorgunu. Napalim napalim hadi sinemaya gidelim dediysekte kimsenin gozu almadi. Zaten biz kendimizi toplayincaya kadar saat 11 olmus, seansta gecmisti. Cuma aksamlari geceyarisi seansida yok. Eve girisim geceyarisini buldu tabii. Ayiptir soylemesi bir saat oldu kalkali. Bu aksam sinemaya gidiyoruz kesin.

Bugun hava piril piril, cikip yuruyus yapasim var, ya da alisveris. Havuzada gidilebilir. Bir arkadasim aramis ama duymadim. Ben aradim; o duymadi. O gelirse onunla takiliriz.

Su onumuzdeki iki hafta cok yogun olacagim. Ayin 8'inden sonra rahatliyorum sayilir.

Buraya yazarken kendim The New Yorker'a kronik yaziyormus gibi hissediyorum! Hahahhaha!:))) Sanki Carrie Bradshaw'sun mubarek!:)))))

No comments:

Post a Comment