Monday, June 25, 2012

Strangers in the night and in the life

Qu'est ce que changerait  si j'ecrivais tous ce qui est sur mon coeur?
Tu m'entendrais et m'aimerais?

Pourquoi fait on des erreurs? Pourquoi ca doit faire mal?
Pourquoi la complication toujours?

Suis-je bete? pourquoi je veux toujours t'aimer? Des annees lumieres nous separent. 

J'ai change. Tu as change. Nous sommes desormais deux etrangers..

Saturday, June 23, 2012

Kutu kutu pense..

Su aralar ustumde bir tembellik var ki kucuk parmagimi bile kipirdatasim gelmiyor. Gel gor ki senelerin birikimi evimi alt ust etti. Artik hayatima bir ceki duzen vermeliyim. Onun icin hararetll bir sekilde esyalarimda bir ayiklama, toplama, kartonlama isine giristim. Yarin ne olur bilinmez ama herseye hazirlikli olmak sart. Yer gok kutu oldu..daral geldi oysa meselenin henuz daha cok baslarindayim. Yandik!

Sorunum sayisiz miktarda ve dag gibi olan koca koca klasorler, dosyalar, kagitlar, notlar, kitaplar, biraz ivir zivir.. tabii giysi, ayakkabi vs turu seylerden bahsetmiyorum cunku onlar ayri bir dert. Dun dolabimin en ust rafini duzeltecek kadar cesaret buldum. Gerisini biraktim. Gozum almadi. Simdilik evrak turu seyleri duzenleyecegim. Karton bulmaliyim. En ideali pampers kutulari.


Sunday, June 17, 2012

Sizin hic babaniz oldu mu?

Benim bir kere oldu kor oldum.
Yikadilar aldilar goturduler.
Babamdan ummazdim bunu kor oldum.

* * *
   
Babam; benim koca cinarim. Golgen, en korunakli yer olmaliydi bana. Dayadim sirtimi yasli golgene, seyrediyor olmaliydim hayati.. Suretim annem, icim sen olmaliydin.. ve ben, durusundan aliyor olmaliydim ilhamimi..:(

Saturday, June 16, 2012

Kelimeler kifayetsiz

Iki gundur TR'den gelen bir arkadasimla beraberim. Bir sure once bir yakinini kaybetti. Kafasi duman diyelim. Serde erkeklik olunca disari vurum az oluyor. Boyle durumlarda ne diyecegimi artik bilmiyorum. Basima gelmeden evvel, konusmasi kolaydi. Ama sevdigim birini kendi ellerimle topraga verdigimden bu yana biliyorum ki ne dense bos ve avutmuyor. Onun icin artik susup, sefkat gostermeyi ogrendim. Kisinin yaninda olmak onemli. Kelimeler kifayetsiz kaliyor. Ani kayiplar bu sekilde sok etkisi yaratiyor. Cok uzun senelerdir taniyorum onu. Dun gece birlikte sabahladik. Gunun ilk isiklariyla hafif bir kahvalti yaptik, kahvemizi ictik. Yuruyus sonrada sahilde ufak bir piknik. Hava onun sansina iki gundur seker gibi.



Epey yorulduk. Uyuyamamaktan sikayetci. Sanirim bu gece uyuyabilecek, insallah...alkolunde etkisi var tabii.. Kafalarimiz iyi..sahilde sezlonglarda oturuyoruz. Herkes kendi halinde su an. Eve girmeye kimsenin niyeti yok sanki. Bakalim bu gecede sabahlariz belki. Nezlem berbat duruma geldi. Cidden dinlenmeye ihtiyacim var...
Weather with you

Monday, June 11, 2012

Sila and more.. and more..

Burcumun etkisiyle fazlaca duygusal ve kolayca hislenen biriyim. Her turlu duyguyu x 100 yasiyorum desem yeridir. Onun icin ara sira abartiyorum gibi gelebilir, ama yazdiklarim ve yazacaklarim tamamen ne hissediyor, ne dusunuyorsam odur. 100% katiksiz ben.

Insanin kendi ulkesinden baska bir yerde yasamasi onu cok degisik bir varlik yapiyor. Yurtdisinda yasamak oyle tatile gitmek, toplantiya gitmek  ya da bir iki ay yaz kursuna vs gitmeye benzemez. Insanin girilmemis ne kadar kalesi varsa icinde oraya kadar siner yurtdisi.. Dedigim gibi bu sure en az uc yil ve ustu olmali.

Herseyden once acaip milliyetcilersiyorsun; daha once hic dinlemedigin turde muzikler dinliyor, hatta dinlerken hungur hungur agliyorsun. Mesela bunlar icli turkuler olabilir. Zaten butun sarkilarin sozleri oyle bi koyuyor ki, dehset. Hem sozde medeniyeti yasadigin icin sevinirken, bir yandanda lanet ediyorsun cunku yabancilari ne kadar domuz olduklarini anladikca anliyorsun. Sozum meclisten tabii ki disari, herkes kotudur demiyorum ama genel dusuncem budur. Bize ozgu olgulari bilmezler..mesela bir aci kahvenin kirk yil hatiri yoktur, cunku hatir diye bir sey yoktur. Can, canan, canim bilmezler mesela... En onemliside, Prof Sinanoglu’nunda dedigi gibi, gönül nedir bilmezler. Anlatamazsin. Buna es deger yada benzer bir kelime dahi yok. Bu tur ufakcik ufacikseyeler birikiyor insanin kursaginda kaliyor iste. Nasil desem, hersey var ama hic bir sey yok ayni zamanda. Surekli eksik bir seyler var, ne oldugunu asla bulamadigin, ne yaparsan yap asla yokolmayan bir bosluk.

Buraya geldigim ilk seneler gercekten tam anlamiyla bir canak goz yasidir annemin tabiriyle. Hatirliyorum, eylul sonu gelmistim. Yilbasinda TR’ye gidecektim. O uc ay gecmedi. Nasil tuhaf bir hissiyat icindesin tarif edilemez. Yakin zamanda geri donusu olmayan bir cikmazdasin sanki. Duyar gibiyim "sen istedin gitmeyi" dediginizi. Dogrudur, kendi dusen aglamaz. Bu yuzdendir ki sesimi cikarip sikayet etmedim o zamanlar. Keske her zaman dogru kararlari verebilsek. Demek ki o an icin benimde dogrum bu secenekti. Yilbasi arefesi TR’ye donerken ucakta, fransizlarin deyimiyle, "vucudumun butun goz yaslariyla" aglamistim. Donerkenden aynen tabii. Hickira hickira… Kimse vatanindan ayri dusmesin. Sila hasreti aynen kara sevda gibi. Bir gariplik cokuyor icine. Kendini kimsesiz, yapayalniz ve caresiz hissediyorsun.

Geride o kadar guzel bir hayat birakmistim ki. Yeni hayatimsa kokten farkliydi. Sevdigim herkes memlekette kalmis, bense dunyanin diger ucuna gelmistim. Istem dahilinde bir surgun sanki.

Allahtan bu ilelebet devam etmiyor. Ancak hasret her zaman var, sanirim bir muddet sonra hasrete ve icindeki doldurulmayan bosluklara alisiyorsun. Sanki kalbinin ici cam kiriklariyla dolu yasayip gidiyorsun.

Zamanlar cesit cesit insanlar tanidim. Once okulu fethetmekle basladim. Hatirliyorumda o zaman okula metroyla gidiliyordu. Metrodaki hemen hemen herkesin ogrenci oldugu belliydi. Neyse ki cekingen utangac bir karakterim yokta insanlara kolayca yanasabiliyorum. Bu sayede her sabah metroyla okula giderken yeni arkadaslar edindim kendime. Sonra sira siniftakilere geldi, derken kutuphanedekilere, derken kafetaryadakilere...boyle boyle derken fetih olayini tamamlamistim. Tek sorun okula 3 saat uzakta oturuyor olmamdi. Her gun 6 saatim yolda  geciyor, eve yatmadan yatmaya gidiyordum. Sabah 5 yoldam aksam 10 yatakta. Hic bir seye zaman kalmiyordu, ama yinede ne yapip ne edip cok saglam arkadasliklar kurdum. Sagolsunlar once canayakinligimi anlamakta epey gucluk cektiler. Bir arakadasimin dogum gunu vardi, hediye aldim, gayet normal dimi? Iste ona oyle gelmemisti. Neden bana hediye aldin, rahatsiz oldum, kabul edemem seklinde bir tepkiyle karsilasmistim. Tabii bendeki soku dusunun. Zamanla beni tanidikca nasil biri oldugumu anladilar ve guvenmeye basladilar. Aralarina aldilar - ki bu bir turk olarak sanirim hukuk fakultesinde bir ilkti. Cunku ne yazik ki burda turklerin nami cok berbat. Herkes bucak bucak kaciyor yabancilardan. Iste onun icin benim yerim bir farkliydi cunku her turkun ter kokmadigini, kara kara killi - sacli- biyikli olmadigini ve cahil olmadigini bende gorduler. Hatta ilk onceleri turk olduguma inanmiyorlardi bide. Hocalarimda ayni sekilde, siz gormesek, saclariniz koyu renk olmasa asla yabanci oldugunuzu anlamazdik diyorlardi.

Baslarda, yani ilk bes yil, gercekten cok ama cok zor oldu. Dusunsenize herseyii silbastan ogreniyorsun. alisveris nerde nasil yapilir, camasir nasil yikanir (cunku evlerde camasir makinasi yasak), bankada nasil hesap acilir, saglik sigortasi nasil bulunur, telefon nasil baglanir, hangi saatler icerisinde yikanilir, dukkanlarin vs acilis kapanis saatlerine nasil ayak uydurulur, yabancilar polisiyle isler nasil halledilir, faturalar nasil odenir, cop nasil atilir, nerden yurunur, nasil hastaneye gidilir, otobus-tren bileti nasil alinir, vs vs vs.. nasil anlatayim ki, sanki yasamaya yeniden baslar gibi herseyi tek tek kendi cabanla ogrenmek bu.

Yardim eden yada yol gosteren kimsecik yok. Tek basinasin. Iste o zaman hayata sifirdan basladim, ama tam anlamiyla. Herseyin hemen hemen hazir onune gelmesine alisik gencler tayfasindan oldugumuz dusunulurse, nasil bir durumda oldugum daha net bir sekilde anlasilir diye dusunuyorum. Ne dersiniz?

TR'de kalan en onemli dort sey/kisi: anneannem, sevgilim, ailemin geri kalani, evim oldu. Hepsinin yeri ayri, oyle kiymetlilerdiki. Canimi alinda onlardan ayirmayin diye dusunurdum. Aklim surekli ordaydi zaten. Bensiz gecen hayata nasil mudahele edebilir, nasil bende onun bir parcasi olabilirdim? Olaylarin senin disinda gelismesine karsi yapabilecek hic bir sey yoktu. Aklim surekli orda oldugu icin burada yasayamiyorum adeta.

Odamin her yerini resimlerle suslemis, TR'den getirdigim CD'leri dinleyip dinleyip aglar olmustum. Ah o sarkilar insanin icini nasil acitir bilir misiniz?..

...to be continued...

Eskiden surekli ama gercekten durmaksizin calan telefonlar artik yoktu. TR'deki hayatim o kadar renkliydiki, surekli bir "atraksiyon" vardi. Eve girmezdim adeta. Surekli arkadaslarimla sagda solda, oraya git, sunu yap, vs. Artik o hayattan eser kalmamisti. Sanki bir roketle beni hayatin olmadigi marsa yollamislar gibi gelmisti..Challenger 5 mubarek! Inanilmaz moral bozucu.. yasamak lazim.

gunes varken hos guzel..ama gunes oyle nadir ki..



Nerde kalmistii bizim sokagin o cocuk sesleri? o trafik? o kapi carpmalari? nerdeydi simitci/ sucu? Gece canim cekince aldigim soguk uludag gazozlari nerde kalmisti? Tursu suyu cekse canim napacaktim? Nerdeydi kaybettigim ben? kaybettigim herseyim?



Bir yandan dunyanin en iyi hukuk fakultelerinden birinde okumanin, hemde dunyanin en medeni ulkesinde yasamamin mutlulugu vardi; bir yandan da tammul edilmez bir aci. Ne ordasin, ne burda. Ne sensin, ne o'sun.

Bir gunde 4 mevsim yasamak duyordum ben buna. Deli misin kizim..ne isin verdi buralarada senin? Mission impossible..

Boyle karabasan gibi bir suru dusunce kafamda. Geldigim gibi yanabcilar polisiyle tanisma serefine nail oldum.. Super bir duygu dogrusu..yine yasanmasin lazim turden yoksa anlasilmaz..


James Blunt Love Love Love





Modern Talking You are my heart, your are my soul..



Chaka Khan Ain't no body..



James Blunt Fall at your feet



Don't dream, it's over.. 1986'nin super parcasi..cok severim.. beni anlatiyor yine hafiften..

James Blunt Good Bye my lover my friend my all

****

-to be contiued-

Tuesday, June 5, 2012

Rien de nouveau sous le ciel de tout les jours


Mon cher Blog!

Gunluk hayatin kosturmacasi aldi beni, seni ihmal ettim. Ama aklimda hep sendeydi. Iki haftadir suren mesleki sinavlarin sonuna yaklasiyoruz. Cok yoruldum hakikaten. Gunu birlik Parise gidip geldik, sinava girdik. Sonra kostur kostur geri donduk. Paris'te yasanmaz..kustah ve terbiyesiz insanlarla dolu bir sehir oldugunu dusunuyorum. Gezmesi ok..bir iki bir iki yetiyor.. Mimarisine diyecek bir seyim yok tabii harika.


XIIIème Arr.


La Cour de Cassation - en yuksek mahkeme


Fransa, yasadigim bu ulkeye kiyasla cok kirli ve sistemi berbat bir ulke.
Burasi kucuk ama yeryuzunde gercekten cennet denilebilecek guzellikte bir ulke. Dogasi olaganustu, her sey yesilin tonlariyla kapli ve insanlari kibar. Dusunulenin aksine gorecek yer cok. Gayet asude bir hayat surmek mumkun. Annem *burda insanin omru uzar* der..bilemem valla uzuyor mu kisaliyor mu..gorecegiz hep birlikte. Ne olursa olsun  burada bizim anladigimiz anlamda hayat yok.





Dukkanlar erken kapanir, sokaklar nisbeten erken bosalir mesela. Mc Donald's tan bir menu alana kadar 3 ay gecer, herkes rahat rahat sirasini bekler, yada herhangi baska bir gise islemi icin banka yada postanede omurunuz ondeki yasli kadinin islemini yavas yavas tamamlamasini beklemekle gecer. Biz Turk'ler tez canli insanlariz, boyle heyecansiz hayat bir sure sonra bizi kasar.

Bana kalirsa Avrupa'da yasanacak yegane ulke burasi. Her sey kurulmus gibi saati saatine. Karsidan karsiya gececeginiz zaman isik yoksa eger, koca tir bile olsa zink diye durup, karsi kaldirima iki ayaginizida koyana kadar gecmenizi bekler. Buna insan acaip alisiyor, onun icin ne zaman TR'ye gitsem ezilme tehlikesi yasiyorum! :)))))



Mezarliklari bile duzenli adamlarin!


Iste usunmeden direkteki cicekleri bile suluyorlar...:)

Bu arada belirteyim, bu guzel resimleri su begenmediginiz Blackberry'm geciyor..

Bazen bu duzen ve sistem bunaltiyor, kaosu ozluyorsun. Ne zaman TR'ye gitsem trafik cok hosuma gider, herkeste manali manali bakar "baska sey mi bulamadin ozleyecek?" derler. Tabii onlar kendilerince haklilar. Ama yasamak lazim ki beni anlayabileseniz. Istedigin yere parkedebilmek, gecede olsa ekmek bulabilmek, otobuste istedigin yerde inmek ne kadar basit ama insani "mutlu" eden seyler bilemezsiniz. Yeri geldiginde yere turen o magandalari bile arar oluyorsun...igrencim dimi!:) ahahhaha!:))


Gelecek haftada cok yugun olacagim. Surekli bi sey cikip duruyor. Surekli bir deadline olayi, yetis yetisebilirsen. Gelecek hafta konferans duzenliyoruz. Oda ayri bir stres faktoru...

Ne istiyorum biliyor musunuz? Soyle denizin serin sularina kendimi birakmak. Denizi oyle ozledim ki. Kokusu burnuma geliyor su anda. Hic cikmadan saatlerce yuzebilirim. Bilidimiz bayan klisesinden biraz farkliyim sanirim. Gunesin altinda saatlerce yatip, orami burami yakmaya calismam. Zaten normaldede kipirdamadan durmak benim icin imkansiz!:) Cocuklar gibi surekli denizin icindeyimdir. Acilmayi severim. 

Yuzmedigim zaman yore ahalisiyle sohbet etmek ve etrafi gezip tanimak isterim. Gecen yaz, balikci bir amcayla her oglen muhabbet ettik. Hatta balik agi ormesini ve tamir etmesini ogrendim ondan. Once bir sasirdi, sehirli, kirmizi ojeli kiz benden ne ister acaba dusuncesiyle herhalde. "Ellerin balik kokacak hanim kizim" diyordu. Sonra beni cok sevdi. Vakti gelince yanina gitmedimmide hemen "nerde kaldin, gozumuz yollarda kaldi hanim kizim" diyordu. Tatil bitene kadar her oglen, yemekten sonra gidip onunla ag ordum yada sabahki seferden kopan aglari tamir ettim. Bana nasil ve neler tuttuklarini anlatirdi. Balikcilik ne demek gercekten o zaman anladim. Zor zor. Ama benim icin cok zevkliydi. Cok zevkliydi hem dinlemesi hemde yeni bir sey ogrenmek. Bu sene ayni yere gidersem, yine her oglen balik agi orecegim. Umarim balikci amcam hala sagliktadir. Ah simdi deniz kenarinda olmak vardi.


TR

Göl ya da havuz asla denizin yerini tutmuyor. Bu sene cok az bir tatilim var. Nereye gidecegim hatta gidebilecek miyim bilmiyorum. TR'ye gitmeyi cok istiyorum. Ama isten izin almak vs sorun.

Umarim her sey istedigim gibi olur, hepimizin oyle olsun.





Thursday, May 31, 2012

Marché d'Istanbul

Dunyanin neresine giderseniz gidin, kesin orada bir Turk, en azindan bir tane, vardir! En azindan, ben gittigim her yerde hep bizimkilerle karsilasirim, buna umulmadik yerlerde dahil. Hatta gecen sene unlu ve sosyetik bir kayak merkezi olan St. Moritz'e gitmistik. Sehrin icinde yururken birde ne goriyim...Kebap Bosphorus!!!:)) Yani oralara ne zaman ciktiniz, ne zaman kesvettiniz..hayret dogrusu! Diger kayak istasyonlarinda yok..ama kesin yayilmalari yakindir.


Yabanci yerlerde karsiniza bizimkiler cikinca aslinda insanin icini bir rahatlik kapliyor. Neden mi diyeceksiniz? Anliyorum. Bir sey olursa, yardim ederler, nasilsa bizim insanimiz gibi tuhaf duygulara kapiliyorsunuz. Onlarin orda oldugunu bilmek insanin icini rahatlatiyor. Ben yabanci, o yabanci, ayni yerde, ancak biz birbirimizi anlariz...bu kebapci bile olsa.


Buraya ilk geldigim yillar boyle Turk dukkanlarinin varligindan haberdar degildim. Zaten oyle cokta coktu. Sonradan kesvettim..isin raconunu ogrenmeden olmuyor bu isler. O seneler, herseyi bulmak mumkun degildi. Var olanlar genelde Almanya'dan getiriliyordu.


Zamanla olay gelisti. Bizimkilere allah yuru kulum dedi ve artik isii iyice ilerlettiler. Sagolsunlar. Bu durum beni sevindiriyor.


Dun canim ezine cekti. Napsak napsak? Hadi Istanbul Bakkalina gideyim dedim. En son gordugumden bu yana dukkani genisletmisler. Sahipleri sanirim Erzurumlu.


Ne ararsan var: cezveden, sebzeye, bamyadan, battaniyeden tutta Eti Cin'e kadar!:))





Yasasin bir de Duru Sabun gelmisssss!:) Cok severimde! Kucuklugumden kalma birsey. Anneannemde hep o sabunlar olurdu... Eski zaman olur ki..ve boyle izler birakir ki... Simdi bile once bir kere bununla sabunlanmazsam sanki temizlenmiyormusum gibi geliyor...!:))


Rayonlarin arasinda agzimin sulari aka aka dolasirken birde karsima ne ciksin istersiniz NAR SUYUUUU!!:)) Burda bizim bildigimiz anlamda gercek nar suyu yok. "Grenadine" dedikleri konsantre bir suruplari var.



Belki bir saat rayonlarin arasinda "aa buda gelmsis...aaa aaa vaaaav"diye dolandim. Bir sonraki karsilasmam kolanyayla oldu..yalniz dikkatinizi cekerim, kotu kokan cinsten degil..80 ° limon kolanyasi bu! Birde Eyup Sabri'de vardi. Ben daha ucuz ama yinede hos kokulu diye asagidakini aldim.


Hmmm..Sadede gelelim..ben niye gelmistim buraya? Dikkatim epey dagildigi icin peyniri unuttum gitti.. Baktim ondanda var..tabii almazmiyim!


Ve tabii hayatimin vazgecilmezi AYRAN'imi almadan surdan suraya gitmem!

Sadece peynir alip cikicam diyerek elime sepet bile almamistim. Elim kolum dolu kasaya gittim. Cocuk beni taniyor, hemen gulumsedi ve "Hosgeldin ablacim, nasilsin? Yeni getirdigimiz urunleri hemende bulmussun.." dedi..Ikimizde gulduk!

Yanimda fazla para dolastirmadigim icin bir an acaba param aldiklarima yetiscekmi diye yukses sesle hesap yapmaya baslayinca cocukcagiz oradan "Aman ablacim, canin sagolsun, bir daha sefere gitirirsin, getirmesende canin sagolsun" demezmi...yumru yine bozima oturdu...Iste..iste arkadaslar anlatmak istedigimde bu benim.. Bunu bizden baska hic bir millet demez. Canim Vatanim ve canim insanlarim. Nerde olursak olalim bu guzelligimiz varya, benim nazarimda bizi her zaman essiz kilacaktir. Zaman zaman kizsakta, biksakta, onlarsiz hayat olmuyor. Onun icin bu kadar basit seyleri bile ozluyorum. Anliyor musunuz? Bizim milletimizi hic bir seye degismem, kim ne derse desin. Insan ancak vatanindan uzak kalinca onun ne kadar degerli ve kutsal oldugunu anliyor.

Allahtan yanima kredi karti vardi..mahcup olmadan durumu kurtardim. Neyse, onlarin tabiriyle "helallestik". Kasalarin arkadasindaki kapidan cikmak icin ilerliyordum ki gozume taze yesil biberler ve Erikli sulari ilisiverdi...Baksen su allahin isine! Hemen onlardanda aldim..haydi tekrar kasaya.. Cocuk bu sefere dahada buyuk bir kahkaha atti "Ablacim butun dukkani aldin masallah!" dedi. Hakli.!:)


Beni gormeliydiniz, bir cocuk kadar sevindirik olmusum, agzim kulaklarimda, ellerim kollarim tamamen vatanimdan gelen guzel seylerle dolu...dukkandan sonunda cikabilmisim..

Bahtiyarim.

****************

Ps. Unutuyordum, bir de "Dubai Cola" diye birsey getirtmisler... Hurma tadinda kola...
Ikram ettilerde..:))))